Gümülcine, 29 Ocak 2026
İskeçe Müftülüğü
29 Ocak, bir takvim yaprağı değil;
bir halkın “Ben buradayım” diye ayağa kalktığı gündür.
1988’de inkâr karşısında susmayan,
barikatları inancıyla aşan Batı Trakya Türkleri;
kimliğini, onurunu ve hafızasını savundu.
1990’da camlar kırıldı, dükkânlar yağmalandı, insanlar darp edildi.
Ama kırılamayan tek şey, o gün meydanlarda yükselen ruhtu.
Bugün başımız dik yürüyebiliyorsak,
bunu 29 Ocak’ta bedel ödeyenlere borçluyuz.
Tarihini bilmeyen, geleceğini yazamaz.
29 Ocak Milli Direniş Günü’müz kutlu olsun.
BATI TRAKYA TÜRK ÖĞRETMENLER BİRLİĞİ
29 OCAK MİLLİ DİRENİŞ
VE
TOPLUMSAL DAYANIŞMA BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!
29 Ocak 1988 tarihi, Batı Trakya Türklerinin milli kimliğinin inkarına karşı onurlu bir direniş
gösterdiği, asla antidemokratik ayrımcılığı ve baskıları kabullenmeyeceğini dünyaya
haykırdığı gündür. Asırlardır Türk kimliği ile kültür dairesini oluşturan Batı Trakya Türk
Azınlığı, Türk geleneklerini terk etmeden, kendini bu ülkenin onurlu bir vatandaşı gibi
hissederek, bu ülkede yaşayacağını güçlü bir sesle seslendirdiği gündür.
O gün cesaretle yollara düşen kahramanlar bizlere bu 'Milli Direniş ve Toplumsal
Dayanışma Bayramını' armağan etmişlerdir. Bizler, bu onurlu bayramı bizlere armağan
eden kahramanları, bu anlamlı günün yıldönümlerinde her zaman yad etmeye, bu davanın
merhumlarına rahmet dilemeye büyük bir kararlılıkla devam edeceğiz.
İki yıl sonra Milli Direniş ve Toplumsal Dayanışma Günü'nü anmayı yasaklayan, tarih
sayfalarında 29 Ocak 1990 gününü karaya boyayan, kendinde Batı Trakya Türk Azınlığı
mensuplarına ait iş yerlerine dönük vandallığı hak gören faşizan tutumu asla unutmadık,
unutmayacağız ve unutturmayacağız.
Hakkı ve hukuku uluslararası antlaşma ile belirlenmiş bir azınlığın haklarının yıllardır gasp
edilmesine sessiz kalan Avrupa Birliği'nin bu tutumunu da insanlık ve barış adına endişe ile
izliyoruz. Bu tutum, yıllardır Avrupa Birliği'nin dillendirdiği, üzerinde hassasiyetle durduğu
ve hatta kuruluş temellerini oluşturan demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüğü, eşit
eğitim hakkı gibi kavramlara olan inancımızı sorgulamamıza sebebiyet vermektedir.
Artık bu ülkede kendi kimlikleri ile tarihi derneklerimizin resmiyet kazanacağı, demokrasinin tüm nimetlerinden istifade edileceği, fikir hürriyetinin korkusuzca
kullanılacağı, siyasi temsilcilerimizi, kurum başkanlarımızın yargı ve maliye yoluyla ürkütülmeyeceği, hakkımız olan eğitimin arzu ettiğimiz gibi yapılacağı, okul kapatmalarına son verileceği, çift dilli Türkçe - Yunanca eğitim verecek anaokulları ile ihtiyaç duyulan alanda azınlık okullarının açılacağı, encümen heyetlerinin haklarının iade edileceği ve
gençlerimizin geleceğe umutla bakacağı günlerin gelmesini diliyoruz.
Bu duygu ve temenniler içinde Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği olarak bir kez daha
azınlığımızın 29 Ocak 1988 Milli Direniş ve Toplumsal Dayanışma Bayramını içtenlikle
kutluyor, 1990'nin 29 Ocak'ında toplumumuza reva görülen vandallığı da bir kez daha
kınıyoruz.
BATI TRAKYA TÜRK ÖĞRETMENLER BİRLİĞİ
YÖNETİM KURULU
BTAYTD
Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının değerli mensupları,
Bugün, Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığının tarihine bir onur ve adalet mücadelesi olarak kazınmış olan 29 Ocak 1988 olaylarının 38.yıldönümünü anmaktayız.
24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması ile Yunanistan’a emanet edilen Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı geçen yıllar içerisinde vatandaşlık bilincine hakim bir şekilde, yaşadığı ülke olan Yunanistanın kanunlarına saygılı bir yaşam idame ettirmiştir. Buna rağmen, eğitim, din özgürlüğü, siyasi temsiliyet, kimlik inkarı ve ulusları sözleşmelerce garanti altına alınan birçok diğer temel insan hakkının ihlali hususunda yoğunlaşan sorunları Azınlığımızın önüne koymuştur. Vakar ve metanetle, her zaman yasalar çerçevesinde sorunlarına çözüm aramaya devam eden Batı Trakya Müslüman Türk Azınlığı 1967 yılından itibaren artarak devam eden haksız uygulamalar ve eşitsizliklere karşı 29 Ocak’larda sesini yükseltmiş, kimliğinin inkarına karşı dik bir duruş sergilemiştir.
Haklarımızın maruz kaldığı ihlaller, bu ülkenin vatandaşı olmanın öngördüğü her türlü mükellefiyete sahip olmamıza rağmen devletin güvencesi altında olan azınlık ve vatandaşlık haklarında eşit muameleye tabi tutulmamak, 29 Ocak’ların taleplerini bugün dahi haklı kılmakta, hak ve hukuk mücadelesinin barışçıl yöntemlerle devam etme gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Azınlığımız adına üstlenmiş olduğu misyonun bilincinde olarak, Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği, haklarımızın teslim edildiği, eşit vatandaşlık ilkesinin tam anlamda uygulandığı ve Azınlığımızın arzulanan refah seviyesine ulaştığı güne kadar pusulası olan bilgi ve çalışma azmi ile gereken tüm katkıyı sağlamaya devam edecektir.
29 Ocak’ın 38.yıldönümünde hak ve kimlik mücadelemize katkıda bulunmuş tüm soydaşlarımızı saygı ile anıyor, bu mücadelenin bugün dahi çözüm bekleyen azınlık sorunlarının üzerine cesaretle gidilmesi noktasında yeni nesillere örnek olmasını temenni ediyoruz.
BTAYTD Yönetim Kurulu
