Gümülcine,13 Mart 2026.
Keşan Kaymakamlığı tarafından koordine edilen ve Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün destekleriyle “Keşan’da Ramazan Etkinlikleri” tüm hızıyla devam ediyor.
Keşan Belediyesi Selim Sesler Konferans Salonunda 12 Mart 2026 akşamı gerçekleştirilen etkinliğe Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürü Sercan Kemik, Keşan İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Aybars Eren, öğretmenler, öğrenciler ile diğer kişiler katıldı.
Etkinliğinin konuğu Araştırmacı – Yazar İbrahim Baltalı oldu. Etkinliğin moderatörlüğünü ise Keşan Fen Lisesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Asuman Doğrusöz yürüttü.
Baltalı etkinlikte; Yunanistan’ın Batı Trakya bölgesini, Türklerin kökenini, sorunlarını, geçmişte ve günümüzde yaşadıkları sıkıntılar ile Batı Trakya’da günümüzde uygulanan Ramazan geleneklerini anlattı.
Etkinlik başlangıcında, Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürü Sercan Kemik, Ramazan etkinliklerinin bu yıl çok yoğun geçtiğini belirtti ve katılımcılara teşekkür etti.
Programın devamında da İbrahim Baltalı Batı Trakya’daki Ramazan geleneklerini şöyle anlattı:
BALKANLAR’DAKİ TÜRKLERİ BİRLEŞTİREN İSLÂMİYET’TİR
“Balkanlar deyince hep Osmanlı aklımıza gelir; Rumeli Beylerbeyliği aklımıza gelir. Geleneği, göreneği ve yaşam tarzıyla buralar bizlere hep Osmanlı’yı hatırlatır.
Gümülcine, İskeçe, Üsküp, Kırcaali, Gostivar, Prizren’de yaşayan Müslüman Türklerin gelenekleri, görenekleri büyük benzerlikler gösterir.
Balkanlar’daki Türkleri birleştiren ise İslâmiyet’tir. Hiç unutmam Gostivar’a bir geziye gittiğimizde Saat Camisi’ne uğramıştık. Camide minberde asılı yeşil beyaz ay yıldızlı bayrağın altında, Kur’an-ı Kerim okuyan bir yaşlı amca ile karşılaştık. Kendisine burada diğer topluluklarla nasıl anlaştıklarını sorduk. Yaşlı amca, “sadece camide anlaşıyoruz” yanıtını vermişti. Bu da aslında Balkanlar’ı bir arada tutanın hangi kavram olduğunu anlatıyordu.
BALKANLARDA RAMAZAN DENDİĞİNDE BİRLİK VE BERABERLİK AKLA GELİR
Batı Trakya’da Ramazan dendiğinde insanlarımızın manevi iklime büründüğü zamanları hatırlarız. Ramazan demek, bereket demektir. Özellikle de Balkanlarda Ramazan dendiğinde birlik ve beraberlik akla gelir. Bu kavramlar azınlıkta yaşayan insanlar için çok derin anlamlar taşır.
Balkanlardaki Müslüman Türkler Ramazanı en sade şekliyle yaşarlar. Küçük farklar olsa da Batı Trakya’da yaşanan Ramazan ile Üsküp’te, Kırcali’de, Prizren’de yaşanan Ramazan arasında çok fazla fark yoktur.
Daha özelde Batı Trakya bölgesine geldiğimizde burada da Ramazan’ın nasıl büyük bir coşkuyla yaşandığını görmekteyiz.
Batı Trakya’daki Türk Azınlığı gelenek ve göreneklerine bağlı bir topluluktur. Batı Trakya için Ramazan demek başlı başlıca bir gelenekler toplamı demektir.
RAMAZAN BAŞLAMAZDAN ÖNCE HERKESİ TATLI VE HEYECANLI BİR TELAŞ SARAR
Ramazan başlamazdan önce herkesi tatlı ve heyecanlı bir telaş sarar. Evlerin her tarafında genel bir temizlik yapılır. Ramazan için gıda tedariki yapılır. Fırınlarda ev ekmekleri pişirilir.
Yine köylerdeki camiler, mescitler ve mezarlıklar gençler tarafından temizlenir, bu şekilde Ramazan’a hazır hale getirilir.
KETENLİK KÖYÜNDE DAVULDA AÇIK ARTTIRMA USULÜ UYGULANIR
Ramazan başlamazdan birkaç gün önce Ramazan davulunu çalacak gençlerin listesi yapılır. Kimlerin hangi tarihlerde davul çalacağı belirlenmiş olur. İskeçe’nin Ketenlik köyünde ise davul çalma açık arttırma usulü ile yapılmaktadır.
ŞAHİN KÖYÜNDE RAMAZAN’IN GELDİĞİ HALKA DUYURULUR
Yine İskeçe’nin Şahin köyünde Ramazan’dan bir gün önce, mukabele tamamlandıktan sonra, çocukların da eşlik etmesiyle bir kortej oluşturulur, bir şenlik havasında köy davullar çalınarak dolaşılır; Kur’an kursu öğrencileri Ramazan’ın fazileti, değeri ve ibadet eksenli hadisi şerifler söylerler. Böylece Ramazan’ın geldiği halka duyurulur.
Bu arada şu mani de söylenir:
Ramazan geldi dayandı
Camiler nura boyandı
Tutuştu kandiller yandı
Mümin olanlar inandı.
RAMAZAN’DA NELER YAPILIR?
- Ramazan geldiğinde camilerdeki minarelerden sabaha kadar ışık eksik olmaz.
- Gümülcine ve İskeçe’deki Seçilmiş Müftülüklerimiz Ramazana özel programlar düzenlerler. Din görevlileri köylere dağılarak halkı bilgilendirmeye çalışırlar. Müftülükler Ramazana has dijital içerik de üretirler.
- Ramazan başladığında her akşam iftarlıklar getirilir ve toplu olarak oruçlar açılır. Köyün hocasına sırayla getirilen iftarlık olarak “gezek” getirilir. Köyde o akşam eğer misafir varsa mutlaka o da sofraya davet edilir. İftar, davulun hızlı hızlı çalması ve ezan okunmasıyla başlar. Sahurda davulculara da yemek getirilir.
- Ramazanın başlamasıyla birlikte teravih namazları da devam eder. Teravihlere kadınlar da kendilerine cami içerisinde ayrılmış özel bölmelerde katılırlar. Teravihten sonra kahveler yudumlanır ve sohbetler edilir.
- Yaşlı cemaat namazdan sonra cemaat odasında çekilir ve sohbet ederler.
- Sahur vakti davulcular hane kapılarına geldiklerinde,
Besmeleyle çıktım yola
Selam verdim sağa sola
A benim Hasan ağacığım
Ramazan şerifin mübarek ola,
manisini söylerler ve bahşiş umarlar.
- Yine gençler de kendilerine tahsis edilmiş gençlik odalarında toplanırlar, çeşitli oyunlar oynarlar, sohbet ederler. Odalar sadece Ramazan ayında açılır. Bu sohbetler sahur vaktine kadar devam eder.
- Yine Ramazan gecelerinde teravih namazından sonra, yıl içerinde ölen kişiler için “kelime-i tevhid” çekilir. Cemaatle birlikte 70 bin defa 'Lâ ilâhe illallah' denir. Böylece bu kişinin günahlarının bağışlanacağına inanılır. En sonunda da kelime-i tevhid çektiren kişiler cemaate ikramlarda bulunur.
- Ramazanın yarısına gelindiğinde, davulcular sahur vakti,
Ramazan’ın yarısı,
Gitti yarısı.
Davulcunuz geldi
Hani bahşiş parası
manisini ve buna benzerlerini söylerler ve bahşiş alıncaya kadar ısrarla söylemeye devam ederler.
Bahşişi aldıktan sonra da örneğin İskeçe’nin Şahin köyünde şu mani söylenir:
Bahşişimi aldım giderim
Size de dua ederim.
Sağ olursak yarın akşam
Ben yine sizi uyandırırım.
MUKABELE, KURCALI KÖYÜNDE KUR’AN KURSU ÖĞRENCİLERİ TARAFINDAN OKUNUR
- Gündüz saatlerinde, genelde ikindi vaktinden sonra camilerde Kur’an-ı Kerim okunur ve dinlenir ki biz buna “mukabele” diyoruz. Bazı köylerde, Kurcalı köyünde olduğu gibi, Kur’an kursu öğrencileri tarafından okunur. Ramazan sonuna gelindiğinde çocuklara Cuma namazı veya teravih çıkışlarında bahşişler toplanır.
- Ramazanın sonlarına doğru Kadir Gecesi sabırsızlıkla beklenir. O gece özel namazlar kılınır, mevlitler okunur ve dualar yapılır. Namaz çıkışı hayır amaçlı ikramlıklar dağıtılır. Bu çok özel geceye herkes katılmaya özen gösterir.
- Ramazan dolayısıyla Batı Trakya’nın büyük köylerinde toplu iftarlar düzenlenir ve etraf köyler davet edilir.
BEREKET KONVOYU BİNLERCE İNSANIMIZA SOFRA AÇTI VE GÖNÜLLERİ FETHETTİ
Bütün bu geleneklerin uygulanmasının yanında 2005 yılından itibaren tam 14 yıl boyunca Batı Trakya’da çok önemli bir etkinlik daha başlamış oldu.
Türkiye’den gelen Bayrampaşa Belediyesi Bereket Konvoyu 14 yıl boyunca 9 Balkan ülkesinde milyonlarca insana sofra açtı ve gönülleri fethetti. “Kardeşlik Sınır Tanımaz” sloganıyla yollara düşen konvoyun yolu Batı Trakya’dan da geçti. Bereket Konvoyu Gümülcine, İskeçe v.d. köylerde insanlarımızı bir araya getirdi.
Etkinlikte Türk kültürüne ait çalışmalar olan semazenler, Hacivat Karagöz v.d. sergilendi. Böylece gönül coğrafyamız daha da güçlenmiş oldu. İnsanlarımızda bir Ramazan geleneğine dönüşen etkinlik ne yazık 2019 yılında sona erdirildi.
BEREKET KONVOYU’NUN YERİNİ BİR NEVİ TÜRKİYE BELEDİYELERİ ALMAYA BAŞLADI
Bereket Konvoyu’nun etkinlikleri sona ermesinden sonra bu sefer Türkiye’deki belediyeler bölgemizde iftar sofraları açmaya başladılar. Kısacası Bereket Konvoyu’nun yerini bir nevi Türkiye belediyeleri almaya başladı. Daha çok İstanbul, Edirne, Bursa ve Kocaeli illerindeki belediyeler insanlarımızla bir araya gelerek yeni gönül köprüleri kurdular. Türkiye belediyelerinin Ramazan etkinlikleri her geçen Ramazan artarak devam ediyor. Bu olay da artık insanlarımızın kafalarına yerleşmiş ve bir gelenek haline dönüşmeye başlamıştır.
RAMAZAN’DA TÜRKİYE’DEN ÜST DÜZEY ZİYARETLER
Binali Yıldırım
Ramazan ayı boyunca Türkiye’den Batı Trakya’ya ziyaretler günümüzde de devam ediyor. 2017 yılında Türkiye’nin son Başbakanı Sayın Binali Yıldırım Batı Trakya’ya gelmiş ve Kurcalı’da iftar sofrasına katılmıştı. Bu gönül sofrasına yaklaşık 8.500 kişi katılmıştı. Bu bizim için unutulmazlar arasındadır.
Süleyman Ateş
Türkiye’nin diyanet işleri başkanları da ramazan ayında Batı Trakya Türklerini ziyaret etmeye devam ediyorlar. Batı Trakya’ya ilk defa 1977 yılında Diyanet İşleri Başkanı Süleyman Ateş gelmişti.
Safi Arpaguş
Bu yıldan sonra da sık diyanet işleri başkanları bizleri ramazanda yalnız bırakmadılar. Son olarak da bu yıl Diyanet İşleri Başkanı Sayın Safi Arpaguş Gümülcine ve İskeçe’de iftar sofralarının onur konuğu oldular. Böylece manevi bağlarımız daha da güçlenmiş oldu.
BAYRAMA KINALI ELLERLE GİRİLİR
Kına yakma
Ramazan’ın sonlarına doğru kızlar ve kadınlar ellerine kına yakarak Bayramı karşılarlar.
Arife Böceciği
Bayramın arifesinde küçük çocuklar dayanamayıp daha bir gün önceden bayramlıklarını giyerler ve ayakkabılarını yastıklarının altına koyarak öylece bayramı beklerler. Batı Trakya’daki bu olaya “Arife Böceciği” denir.
BAYRAM SABAHI İNSANLARIMIZ DAVULLA NAMAZA KALDIRILIR
Bayram sabahı insanlarımız davul sesiyle bayram namazına kaldırılır. Namaz sonrası ise gençler bir kortej oluşturarak haneleri dolaşıp bahşiş toplarlar. Toplanan paralar cami ve mezarlıkların ihtiyaçları için kullanılır.
VE, BAYRAM GELİR
Ramazan sonunda da bir gelenek olduğu üzere Gümülcine ve İskeçe’deki kurum ve kuruluşlarımızda bayramlaşma törenleri düzenlenir. En görkemli bayram kutlaması ise Türkiye’nin Gümülcine Başkonsolosluğunda düzenlenir. Buraya binlerce soydaşımız akın eder ve bayram çok değişik bir havada kutlanır.
Sonuç olarak, geleneği, göreneği, milli ve manevi değerlere bağlılıklarıyla; Gümülcine, İskeçe, Meriç ve genelde Batı Trakya bizlere her zaman Osmanlı’yı fısıldar.
Batı Trakya’da;
- Tarihin sessiz tanıkları mezar taşları Türkçe konuşur.
- Camiler, beraberliğimizin ve milli duygularımızın zirve yaptığı yerler olur.
- Dağda, bahçede, çarşıda, yolda, kahvede herkes Türkçe selamlaşır.
“OSMANLI’YI BALKANLAR’DA ARAMAYINIZ, BİZZAT BALKANLAR'IN KENDİSİ OSMANLI MİRASIDIR."
Hani bir Bulgar tarihçi olan Maria Todorova’nın dediği gibi, “Osmanlı’yı Balkanlar’da aramayınız, bizzat Balkanlar'ın kendisi Osmanlı mirasıdır." Bu gerçekten de çok doğrudur.
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK VE HZ. MUHAMMED MUSTAFA
Yukarıda bahsettiğim kavramların güçlenmesinde iki Mustafa’dan bahsedebiliriz.
Kimliğimize yön veren Mustafa Kemal Atatürk ve hayatımızı düzenleyen Hz. Muhammed Mustafa dır. İkisiyle de gurur duyuyoruz.”
Etkinlik sonunda da Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürü Sercan Kemik’e İbrahim Baltalı’nın hazırladığı, BAKEŞ’in yayımladığı Batı Trakya Köyler Ansiklopedisi’nin tamamını oluşturan üç cildi takdim edildi.
Baltalı, etkinlik sonunda davet için Keşan Kaymakamlığına ve Keşan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne teşekkür etti.
