BAYRAM TEPE
Hayallerin süslendiği, gönüllerin dağlandığı tepe.
Bayram Tepe, bugünün nesline bir anlam ifade edecek hikayesi olmasa da, bir dönem hayallerin süslendiği, gönüllerin dağlandığı, geleceğe yönelik umutların yeşerme alanı olarak istikbalin şekillendiği bir mekân olarak bölgenin gençlerinin çağlayan duygularının istikamet bulduğu, hayatlarına dokunduğu bir mekân olarak hala daha anılarda yer bulan tepe.
Bir çoğunun mutlu bir yaşam duygu bağının pekiştiği bir alan. Kimilerininse hayallerin hüsrana uğrayıp kâbusa döndüğü, ömrü boyunca bir daha yoluna koyulmak şöyle dursun, hatıralarında canlanmaması için uğraş verdiği tepe.
Bayram Tepe, etrafı kendinden daha yüksek dağlar ve köylerle çevrili, sofrada sini misali bir tepe. Bugün için anıların canlandığı, hikâyelerin anlatımının dışında, çobanların uğrak zirvesi olmasının ötesinde yeni kuşakların adını duyduğu ancak yakın döneme kadar gençlerin gelecek istikametini belirleyen bir alan olarak varlığını devam ettiren bir tepe Bayram Tepe.
Zirvesine ulaşıp etrafı temaşa ettiğinde anılara hayat veren, duyguların yeşermesine sebep olan elverişli konumu izliyorsun. Etrafını çevreleyen yüksek dağların varlığı onu normal bir tümpe boyutunda imiş gibi kabul görmesini sağlasa da etrafı gözlemleyince hiç de öyle sıradan bir tümpe, tümsek olmadığını hemen görüyorsun.
Bölgeye hayat veren ve haritalardaki adı nedir bilmiyoruz ama bilinen adıyla Kuru Çay, adımını attığında sanki üzerine basılacakmış gibi ayağının altından çağlıyormuş hissini yaşatıyor insana.
İrili ufaklı etrafında 10”dan fazla yerleşim yerinin yegâne buluşma mekânı olma özelliğiyle bu coşkunun hikâyelere konu olacak imkânını uzun yıllar yaşatmış olmasını sağlayan ortamdı belki de.
Üzerinden etrafı seyredince doğu kısmını ana kaynağından, Bulgaristan sınırları yakınlarından oluşturan kaynakların berrak suyunu akak hale getiren Kuru Çayı görüyorsunuz. Çayın doğu kısmında bugün için meskûnu kalmamış, kimilerinde ise birer ikişer hane, kimlerinde yazlık mesken yeri olarak kullanılan birkaç hanelik köyler olsa da bir dönem hayatın kaynağı, mutluluğun menbâî, yaşamın merkezini teşkil eden bu köyler bugün sadece hatıralarda ve kayıtlarda kalsa da tarihe damga vurmuş varlıklarıyla Gökçeli, Kavacık Köyü, Mecit-Mescit-Macit mahalle (doğrusu Macit olsa gerek ancak sicillerdeki doğru kaydı tespit edene dek halk telaffuz şeklini kaydedeceğiz.), Koyun Dere, Teke-Tekiyye-Tekye Dere, Kara Musa, Kaya Başı köyleri yer almaktadır ki belki de bu mekâna en yakın mesafede olan köylerdir. Vesaitlerın olmadığı, mesafelerin yürüme ile katedildiği devirlerde bir-bir buçuk saatlik mesafe uzaklıktalar.
Heyecanların yaşandığı, muştuların uçuştuğu, hayallerin derinlemesine geleceği süslediği, istikbale yön belirlendiği bölgede, ızdırabın da hayata acılar kattığı durumlar da vuku bulmuştur. Doğu cephe zirvelerinde, Tül Tepe mevkisinde on beş hanelik köyü Yunanistan iç savaşı yıllarında andartların (eşkîyaların) köye baskın düzenleyerek ahaliyi top yekûn infaz etmişlerdir. Bayram Tepenin hikâyesine gölge düşürse de, o tepedeki hikâye de böyle anılmaktadı
Kuzeyde ise, Kuru Çay köyü ve Kuru Çay’ın bir bölümü ile Ballıca, Tatar Meşhedlik, halk ağzında ise: Tatar Meşe, Tatar Maşatlık gibi telaffuz edilmektedir ancak bölgeye adını veren vaka ise iki Tatar askerinin orada şehid düşmesi ve kabirlerinin oradaki kabristanlıkta olduğu gerçeğidir ki böyle bilinmektedir. Ma’kûl olan da bu olsa gerek. Sarp Dere, Baraklar, Rus Mahalle, Eski Bağlık, Dullu, Uğurlu, halk dilinde Urlu, köy ve mahalle kapsamındaki yerleşim yerleridir.
Kuzey cepheyi farklı kılan bir ayrıcı özellik Güllecik - Gülleyik köyü yakınlarında bulunan ve halk tarafından Hasar-Hisar Kaya diye isimlendirilen ve Trakya Bölgesinin Meteorları olarak bilinen Meteor taşları mevcuttur ki yükseklikleri 80 metre boyunadır. Halkın tarifinde ise Rodop İlinin Peri Bacalarıdır. Kimilerinde ise Yıldızlı Gece, Yıldız Kızı gibi isimlerle belleklerde yer etmektedir.
Batı kısmında, Kuz Oba, Soğucaklar, Karaoğlan, Kaşıkçılar, Han Mahalle, Suluca Dere yerleşim yerleri varlıklarını bugüne değin sürdürmüşlerdir.
Güneyde ise Yassı Köy olmakla, kısmen güney doğusunda Narlı Köy -Narlû Karyesi- ile kısmen güney batı istikametinde ise Yalımlı Köyü yer almaktadır. Uzaklarda ise Semadirek adası güney doğu, Taşöz adası ise güney batı cephesinde görülüyor.
Bayram Tepeye ulaşımın en yakın yürüme mesafesi bir saati aşkın iken, üç dört saatlik yürüme mesafeleri göz önünde bulundurulduğunda buraya katılabilmenin itici heyecanını tarif ile idrak etmek mümkün kılınmayacak bir heyecan olsa gerek. Bu boyutta itici güç haline gelmiş heyecanı yalın haliyle kulakların işitmesi sadece bir sesin bilgi boyutunu oluşturur ve ale-l âde bilginin ötesine geçmeyen, heyecan katmayan bayat hikâyeden öteye geçememektedir.
Bayram Tepe: şarkı – türkülerin dilberlerin dilinden dökülen nağmelerle dinleyen delikanlıların gönüllerini bi-hoş eden, karşılığını aynadan yansıtılan güneş ışığının yansıması ile gönül bağı muştusunu aktaran hareketlerle neşelenen gönüllerin mutluluk seyranını oluşturuyor. Zirveye ulaşan heyecanlar, olduğu yerde çakılıp kalarak beklemeyi bertaraf eden halay çekme coşkusunu zirveye çıkaran durum gençlik duygularının harekete geçmesiyle neşeye neşe katan mutluluk sahneleri yaşanıyordu.
Yoksulluğun hüküm sürdüğü, acıların tazeliğini yitirmediği, çileli yaşamın boyunların büküklüğünün bedenlerden ve sinelerden eksik olmadığı hayatın içinde neşe ortamını seyrek seyrek olan düğün- derneklerin dışında, ki düğünlerin o devirlerde genellikle kapalı devre köy ahalisi arasında oluşu, yabancı köylerden gelenlerin rahatlıkla hareket etmesinin önüne set çektiği bir devirde bayram tepe alanı sınırsız imkân sunarak özellikte mutluluk ortamını oluşturuyordu.
Hele hele akşam – sabah karşılaşılan ve “komşu kızı çapar olur” söyleminin dışında görmedik değişik güzel simalarla karşılaşmak, tarif edilemez mutluluk duyguların yaşandığı neşenin kaynağı Bayram Tepe elbette hayatın neşe merkezini oluşturan anıları hafızalarda yaşatacak.
Gönül bağının ilk işareti atılan bir çiçek, koparılan bir yaprak dalı, seviyor-sevmiyor sayımının sayıları hesaplanan papatya çiçeğinin yapraklarının son yaprağının kâh muştu, kâh hüsran ile sonuçlanması, kırpılan gözler, mimiklerle yansıtılan yavuklu’luk işaretleri, havanın soğuğunun dahi tesir etmediği sıcak anıların gönülleri mutlu kılan ortamıdır Bayram Tepe.
Yaşlıların, evlileri, küçüklerin katılmadığı mekânda duygular med-cezir misali konacağı dalın sağlamlığını oluşturduğu anılar, hayat muştuları, neşelerin bir sonraki bayrama kadar içsel coşkuyu çağlayana dönüştürdüğü mekânın adıdır Bayram Tepe.
Mutluluk merkezi tabiî olunca, anıları da hayat dokunan neşe özelliğini yeşertiyor ve hayat boyu hatıralar zihinlerde canlı kalabiliyor. Orada göz teması tabiî, hisler karşılıklı etkileşimle tabiî, yandan geçerken işitilen muştu içerikli fısıltı sözcükleri tabiî, uçurulan çiçekler tabiî, gösterilen işaretler tabiî, velhasıl olan her şey tabiî. Tabiî olan gönüllere nüfûz etmeyecek, izini hissettirmeyecek de, bugünün ruhsuz sanal alem dünyasının manyetik yansımasının sahte hissi mi yaşatacak. Bugün sanal ortam etkinliklerinden haz alınamıyorsa, mutluluk duyguları ruhları mesut kılamıyorsa, dostluklar samimi olamıyorsa, arkadaşlık-akrabalık bağları kaynaşamayıp yüzeysel kalıyorsa, adresi kontrol etmektedir çözümü diye düşünüyorum.
Yaşamadığınız ortamın doğrusunu-yanlışını ayırt edemeyeceğinizi bilmeniz gerektiği hususu herkesin malûmudur.
Hayatın meşakkatlerinin oluşturduğu buhranlarınızı bertaraf ederek gönlünüze ferahlık katacak tabiî neşe kaynağı tepeleriniz olsun.
Selahattin KESİT
Gümülcine – Komotini
Batı Trakya
Yunanistan
Fotoğraf:
Bayram Tepe alanına mihmandarlık eden ve bilgileri paylaşan,
Hilmi SURÇE solda,
Mümün SEMERCİ sağda.
