HAC İBADETİ

    HAC İBADETİ

    Gümülcine, 9 Mayıs 2026.

    Hac mevsimi dolayısıyla....

    HAC İBADETİ

    Hac, fikhî bir terim olarak Mekke kentindeki Kabe'yi ve çevresindeki mukaddes sayılan özel yerleri, belirli bir vakitte, önceden hac niyetiyle ihrama girerek usûlüne göre, yani vakfe ve tavaf

    yaparak ziyaret etmekten ibaret olan ve İslâm'ın şartlarından birisini teşkil eden mali ve bedenî bir ibadettir.

    Hac, İslam'ın evrenselliğini, birlik ve beraberliğini, ırk, renk, cinsiyet, dil, ülke ve kültür ayırımı yapmadan mü'minlerin kardeşlik ve eşitliğinin temsil edildiği bir ibadettir.

    Cenab-ı Hak, "İnsanlar için yeryüzünde kurulan ilk ev (mabed), Mekke'de bulunan mübarek ve âlemler için hidayet kaynağı olan Kabe'dir. Orada apaçık deliller, İbrahim'in makamı vardır. Kim oraya girerse, emniyette olur. Oraya gitmeye güç yeten herkesin o evi haccetmesi, Allah'ın insanlar üzerindeki bir hakkıdır..." (Al-i Imran,96-97) buyurmak suretiyle imkânı olan her Müslümanın ömründe bir defa olsun hacca gitmesini farz kılmıştır.

    Yukarıdaki tariften ve zikredilen ayet-i kerimeden de anlaşılacağı üzere üzerinde şu şartları taşıyan kimselere hac farz olmuş demektir:

    1-Müslüman olmak,

    2 Ergen (baliğ) ve akıllı olmak,

    3- Hür olmak,

    4- Vakit (Hac, yılda bir kez, belli vakitler arasında yapılır. Bu vakte ulaşmayan kimseye hac farz değildir.)

    5-Haccı ifaya gücü olması. (Beden, mal ve yol güvenliği açısından)

    Bunlara ilaveten kadınlar için yanında fıkhen sefer yapmasına müsait olan bir akrabası veya eşi olması ile iddetli olmaması şartları da eklenmektedir.

    * Haccın farzları:

    Hanefi mezhebine göre haccın üç farzı vardır..

    1-İhram (şart),

    2-Arafat Vakfesi (rükün),

    3-Ziyaret Tavâfı (rükün).

    Not: Hac süresince yapılan farz, vacib, veya sünnet niteliğindeki haccın fiillerine "menasik" denir.

    Yapılışına göre üç çeşit hac vardır:

    1-İfrad Haccı: Umresiz yapılan hac demektir. Hac ayları içinde, hacdan önce umre yapmayıp hac niyetiyle ihrama giren ve sadece haccı eda eden kimselerin yaptığı ibadettir.

    2-Temettû Haccı: Hac aylarında önce umre için ihrama girip umreyi tamamladıktan sonra, aynı yılın hac aylarında hac için yeniden ihrama girerek yapılan hacca denir. Burada hac ve umre, aynı ihramlarla ifa edilmektedir.

    3- Kıran Haccı: Aynı yılın hac ayları içinde umre ve haccı tek ihramla birleştirerek yapılan hac şeklidir.

    HANEFI MEZHEBİNE GÖRE

    İfrad Haccının Merhaleleri:

    1-İhram (Hac eda etmek niyetiyle ihrama girmek farzdır.)

    Kişinin, hac ve umre(1) niyetiyle, diğer zamanlarda helal olan bir kısım fiil ve davranışları, kendisine hac ve umre süresince haram kılması demektir.

    İhram, mikat mahalli denilen Mekke'nin 5 ayrı sınır bölgesini geçmek için giyilmesi gerekli olan, dikişsiz, iki parça örtüdür. Hac ve umre niyetine giren kimselerin bu mikat mahallerini ihramsız geçmesi caiz olmaz. İhramlıyken yapılmayan bazı şeyler ve bunların ihlali durumunda çeşitli cezaları vardır.

    2-Kudüm Tavafı

    Mekke'ye gelince, Kâbe'yi selamlama manasında bir tavaftır ve sünnettir.

    3-Sa'y

    Safa ile Merve tepeleri arasında 4 gidiş, 3 gelişi ifade eder. Sa'y yapmak, Haccın

    vaciplerindendir. Hanefiler dışındaki üç mezhebe göre ise, haccın bir rüknüdür. Sa'y, tek başına bir ibadet olmadığı için, geçerli bir tavaftan sonra, ona bağlı olarak yapılır.

    4- Zilhicce'nin 8. günü (Tevriye günü)

    Mina'da kalmak sünnettir. Burada bir gece geçirilir ve Zilhicce'nin 9. günü sabahı, buradan Arafat'a doğru yola çıkılır.

    (1) Umre, İslam dinince kutsal kabul edilen Kabe-i Muazzama'ya, belirli bir zamana bağlı olmaksızın, dini maksatla ziyaret etme anlamına gelen bir ibadettir.

    Umre, ihrama girerek tavaf ve sa'y yaptıktan sonra tıraş olup ihramdan çıkmaktan ibarettir.

    5-Vakfe (Zilhicce'nin 9, günü -Arefe günü- Arafat'ta bulunmak) "Farzdır"dır. Arefe günü, güneşin batımından kurban bayramının birinci günü şafak sökünceye

    kadar, Arafat'ta kısa bir süre de olsa durmanın haccın temel bir rüknü olduğunda ittifak vardır.

    Vakfenin gerçekleşmesi için ihramlı olarak belirli bir zamanda ve belirli bir yerde bulunmak şarttır.

    Bu sebeple ihramlı olarak kurban bayramı gecesi, tan yeri ağarmazdan önce Arafat'a

    ulaşamayan kimse, o yılın haccını kaçırmış olur. Yine belli sınırlar dışında bekleyen kimsenin de vakfesi, dolayısıyla haccı gerçekleşmemiş olur. Arafat'ta gece ile gündüzün arasını birleştirmek için güneş

    batıncaya kadar kalmak vaciptir. Güneşin batmasından evvel Arafat'tan ayrılan kurban kesme cezası (dem) gerekir. Vakfe için abdest, setr-i avret, niyet ve kıbleye dönme şartları yoktur.

    6- Cem-i Takdim (Arafat'ta öğle ve ikindiyi birleştirmek)

    Peygamber Efendimiz, zeval vaktinden önce Arafat'a gelip gusletmeyi tavsiye etmiştir. Burada öğle ve ikindi namazı, öğle namazının vaktinde birlikte kılınır.

    Kalınış şöyledir:

    Öğle ezanı okununca, önce öğlenin sünneti kılınır. Kamet getirilir ve öğlenin farzı kılınır.

    Sonra tekrar kamet getirilerek ikindinin farzı kılınır. İkindi için ayrıca ezan okunmaz.

    7-Cem-i Te'hir (Mardelife'de Akşam ve Yatsı Namazını Birleştirmek)

    Hac yapanların, Arefe günü akşamı, Müzdelife'de akşam namazını, yatsının vaktine kadar geciktirmeleri ve iki namazı birleştirmeleri vâciptir. Bu iki namaz birleştirilirken akşam namazının farzı

    kalındıktan sonra aradaki sünnetler kılınmaz hemen yatsı namazının farzı kalınır. Çünkü birleştirilerek kılınan iki namaz arasında nafile namaz kılınması mekruhtur. Cem-i Te'hir için tek ezan ve tek kamet yeterlidir.

    8-Bayramın 1. günü Mürdelife'de Vakfe.

    Hac yapan kişinin bayramın birinci günü tan yerinin ağarmasından itibaren güneşin doğmasına kadar, Müzdelife'de bir an da olsa bulunması vacip, geceyi orada geçirmesi sünnettir. Mina'da atmak

    üzere, Mazdelife'de taş toplamak sünnettir.

    9-Mina'da Şeytan Taşlamak,

    Geceyi Müzdelife'de geçirip sabah namazını erkence kılmak, namazdan sonra telbiye, tekbir, tehlil, zikir, dua ve istiğfar ile vakfeyi ortalık aydınlanıncaya kadar sürdürmek ve güneş doğmadan Mina'ya hareket etmek, bütün mezheplerde sünnettir. Hanefilere göre, şeytan taşlama günlerinde Mina'da gecelemek sünnettir.

    Mina'da cemreleri taşlamak vaciptir. Her bir cemreye yedişer adet küçük taş atılır. Zamanı, bayramın 1. günü fecr-i sadıktan 4. günü güneş batıncaya kadardır. Her bir taş atarken “Bismillahi Allahu Ekber" denilir.

    Usûlü şöyledir:

    Bayramın birinci gününde yalnız Akabe cemresine 7 adet taş atılır. Vakti fecr-i sadıktan (şafak sökümünden) ertesi günü şafak sökümüne kadardır. Taşların elle, her birinin tek tek atılması ve taş havuzunun içine veya yakınına düşmesi gerekir.

    Bayramın ikinci günü, "küçük cemre", "orta cemre" ve "Akabe cemresi" nin her birine yedişer taştan toplam 21 taş atılır. Aynı şekilde bayramın üçüncü günü de 21 taş atılır.

    Bu iki günde taş atma zamanı, zevalden (öğle vakti) itibaren ertesi günün fecr-i sadıkına (şafak sökümüne) kadar olan süredir. Her iki günde de zevalden (ögleden) önce taş atılması caiz değildir.

    Bayramın dördüncü günü taş atılma süresi de iki ve üçüncü günler gibidir. Dördüncü gün de 21 taş atılır ve dört gün boyunca toplam 70 taş atılmış olur.

    10-Kurban kesmek ve tıraş olmak:

    Tıraş olmak veya saçları kısaltmak, ihramdan çıkmanın bir sembolüdür, bu iş yapılmadan ihramdan çıkılmaz. Tıraş olmak, aynı zamanda haccın vaciplerindendir.

    Vakfe ve Akabe Cemresi'nden sonra kurban kesip tıraş olarak ihramdan çıkılır. Peygamber Efendimiz, Bayramın birinci günü, Akabe cemresine yedi adet taş attıktan sonra, kurban kesmiş, tras

    olmuş, Mekke'ye gidip ziyaret tavafını yapmış ve aynı gün yine Mina’ya geri dönmüştür.

    11-Ziyaret Tavafı:

    Bütün hac çeşitlerinde, ziyaret tavafı yapmak bir rükün, yani farzdır. Bu tavaf yapılmadan hac tamam olmaz. Vakti, Kurban bayramının ilk günü şafak sökümüyle başlar. Üçüncü günü güneş

    batıncaya kadar eda edilmesi vaciptir. Bir özür olmadan bu vaktin sonrasına bırakılırsa, kurban cezası (dem) vardır. Bu tavafın son vakti yoktur; yani ömrün sonuna kadar herhangi bir vakitte yapılması yeterlidir. Bu tavafın sonunda, ihramsız olarak, Safâ ile Merve tepeleri arasında sa'y yapmak sünnettir.

    12-Vedâ Tavafı:

    Haccın vaciplerindendir. Mekke'ye uzak bölgelerden gelen hacıların, memleketlerine dönmeden önce eda etmeleri gereken son tavaftır.

    Konuyu bir hikâye ile noktalamak istiyorum:

    Hz. Musa Aleyhisselam zamanında, Mısır'da yağmursuzluk yüzünden korkunç bir kıtlık baş göstermişti. Mısır halkı, Musa Aleyhisselâm’a yağmur duasına çıkmasına rica ettiler. Üç gün sıra ile yağmur duasına çıkıldığı halde bir damla yağmur yağmadı. Bunun üzerine Musa Aleyhisselam hüzne

    kapıldı ve Rabbine niyazda bulundu.

    • Yâ Rab. Karınca ve böceklerinden itibaren bütün mahlukat, kıtlık ve darlık içinde, susuzluktan mahvoluyorlar. Üç gündür niyaz ediyoruz, lütfen duamızı kabul buyurmadın ve bizi mahzun eyledin.

    Allah Celle hitap buyurdu:

    Ya Musa. Aranızda bir gammaz var. O aranızda bulunduğu müddetçe duanız tehir olunacaktır.

    Hz. Musa Aleyhisselâm sordu:

    • Yâ Rab., o gammaz kimdir? Bize bildir de aramızdan çıkaralım.
    • Ya Musa. O gammazın kim olduğunu size bildirecek olursam, ben gammazlık etmiş olmaz mıyım?

    Birkaç gün sonra, Musa Aleyhisselâm’a yine hitab-ı ilâhî vârit oldu (geldi).

    • Ya Musa. O gammaz öldü. Filan yerde cenazesi hazırdır, var onun namazını kıl.

    Musa Aleyhisselâm, Allah'ın emri üzerine tarif olunan yere gitti, ki ne görsün? Kırk tane cenaze hazır ve halk namazlarını kılmaya hazırlanıyor. Musa Aleyhisselâm, bu kırk cenazeden hangisinin aranılan gammaz olduğunu teşhis edemeyerek münacatta bulundu.

    • Yâ Rab. Bu kırk cenazeden hangisi gammazlık edendir, bana bildir.

    Allah'u azım-üş-şan hitap buyurdu.

    • Benim bir sıfatım da SETTAR yani ayıpları örtücüdür. O gammazı sana bildirmemek için, cenazesini otuz dokuz cenaze ile karıştırdım.

    Arif olanlar, bu kıssadan hisselerini alırlar. Yalnız ârif olanlar değil, her hacca niyetlenen soydaşımızın en az birkaç kere bu hikâyeyi okuması ve düşünmesi lazımdır diyoruz!

    Çünkü:

    Hepimiz görüyoruz ki, bir çokları sanki hacca değil de, alış verişe gitmiş gibi, kadife kumaş, yatak örtüsü, seccade ve tesbih... topluyorlar.

    Yalnız ismi HACI olsun, kendisine HACI BABA, HACI AMCA desinler diye gidip gelen bu vatandaşlarımız, çektikleri zahmetin yanlarına kâr kaldığını dahi fark edememekte ve üstelik hactan dönüşünde riyaya (iki yüzlülük) düşerek, kimseyi beğenmemekte, diğer yandan da mülk

    sahibi olanlar orada harcadığı parayı kiracılardan çıkarmaya çalışmaktadır. Böyle hac, böyle hacılık olur mu? Varın siz düşünün sevgili okuyucular.

    Derleyen: Asım ÇAVUŞOĞLU

    ©2017 Burasi Batı Trakya. Tüm Hakları Saklıdır.

    Please publish modules in offcanvas position.

    hacklink panelihacklink satın albacklink alhacklink alhacklinkDaporin fiyatizmir web ajanshacklink paneliviagra eczane fiyatıhacklinkhacklink panelihacklink satın alhacklink panelihacklinkhacklink paneliwhatsapp汽水音乐电脑版whatsappwhatsapp loginiptv aboneliknotepad++telegram下载holiganbetTelegram下载telegram下载wps下载易翻译下载有道翻译下载telegram下载有道翻译telegram下载iptv abonelikjojobet girişwhatsappjojobet giriştürk porno汽水音乐下载ToDesk下载Telegram下载WPS下载sweet bonanza oynatürk pornojojobet girişjojobet girişjojobet girişjojobet giriştürk ifşajojobet girişjojobet girişjojobet girişjojobet girişmarsbahis giriş爱思助手下载jojobet girişmeritking girişjojobet girişjojobet girişjojobet giriş汽水音乐下载casibom girişWPS下载WPS下载WPS下载wps下载jojobet girişjojobet girişcasibom girişcasibom giriş